Aramızdaki Mesafe: Türkler ve Kürtler Ötekilik Algısı Araştırması yayımlandı
- İletişim
- 12 saat önce
- 3 dakikada okunur
Ötekilik, siyasette ve toplum bilimde en çok konuşulan, en az ölçülen olgulardan biridir. Kim kime mesafeli, hangi topluluk hangisine ne gözle bakıyor — bunlar sürekli konuşulur, ama arkalarında çoğu zaman bir ölçüm değil bir sezgi vardır.
Vicdan Vakfı Araştırmalar Serisi'nin ikinci kitabı olarak yayımlanan Aramızdaki Mesafe — Türkler ve Kürtler Ötekilik Algısı Araştırması 2025, bu boşluğu doldurmak üzere geliştirilen Ötekilik Endeksi'nin ikinci uygulamasının ürünüdür.
Araştırmanın kuramsal çerçevesi, ölçüm modeli, saha uygulaması ve raporlaması Av. Melih Rüştü Çalıkoğlu tarafından yürütüldü. Çalıkoğlu, bağımsız araştırmacı ve Vicdan Vakfı Başkan Yardımcısıdır; ötekilik, siyasal toplum ve siyasal topluluk kavramları üzerine 2005'ten bu yana bir dizi çalışma yürütüyor. Endeksin ilk hâlini 2021'de tasarladı, ilk saha uygulamasını 2024'te Türkiyeliler ile Suriyeli göçmenler arasında gerçekleştirdi. Raporu buradan indirebilirsiniz:
Ötekilik neden olumsuz bir şey değil
Araştırmanın çıkış noktası, alışılmışın dışında bir kabul: ötekilik kendiliğinden olumsuz bir olgu değildir. Genellikle "ötekileştirme" eylemiyle birlikte anılır ve mahkûm edilecek bir şey gibi sunulur. Oysa bir "biz" kurmak, aynı anda bir "onlar" tanımlamak demektir; bu, insan topluluklarının temel ve doğal davranışlarından biridir.
Bu nedenle araştırma, ayrımın var olup olmadığını değil, düzeyini ve biçimini ölçüyor.

Üç eksen, iki yön
Endeks ötekiliği tek bir sayıya indirmiyor. Bir topluluğa karşı ne hissettiğiniz, ondan ne beklediğiniz ve onu kendinize göre nereye koyduğunuz birbirinden farklı şeylerdir. Birini sevip ona güvenmemek mümkündür; hem sevip hem aşağıda görmek de mümkündür. Ölçüm bu yüzden üç ayrı eksende yapılıyor:
Duygu — sevgiden nefrete
İlişki — güvenden korkuya
Statü — hayranlıktan hor görmeye
İkinci farkı ise sorunun kime sorulduğu. Araştırma tek tarafa sormuyor: Türk yanıtlayıcılara Kürtler, Kürt yanıtlayıcılara Türkler soruldu — aynı otuz soruyla. Çünkü ötekilik bir topluluğun değil, karşı karşıya gelen iki siyasal topluluğun birlikte oluşturduğu ilişkinin özelliğidir. Her topluluk kendi sınırını kendi hafızasından çizer, ve iki çizim birbirini tutmak zorunda değildir.
Kimler yanıtladı
Temmuz 2025'te çevrimiçi olarak yürütülen ankete 613 kişi katıldı: 398'i kendini Türk, 169'u Kürt olarak tanımladı; 45 kişi ise bu iki topluluktan hiçbirine ait hissetmediğini belirtti.
Rapor, otuz maddelik ölçümün sonuçlarını on dört demografik ve sosyo-politik değişkenle birlikte inceliyor; ayrıca 2024'te yapılan ilk uygulamayla karşılaştırıyor.
Bu bir kök neden araştırması değil
Rapor kendi sınırını açıkça çiziyor. Çalışma bir ölçüm ve endeksleme çalışması; iki topluluğun birbirine karşı konumunu görünür kılıyor, ama o konumun tarihsel, kurumsal, ekonomik ya da psikolojik kaynağını açıklamıyor.
Raporun kendi ifadesiyle: bu bir sosyopolitik röntgendir. Röntgen filmi kırığın nerede olduğunu gösterir, nasıl kırıldığını göstermez. Kök neden araştırması siyaset biliminin, sosyolojinin, sosyal psikolojinin ve tarihin işidir — endeksin amacı o çalışmalara zemin sağlamak: nereye bakılacağını göstermek ve cevaplanmayı bekleyen soruları elle tutulur hâle getirmek.
Örneklem ve sınırlılıklar
Araştırma olasılıklı bir örnekleme dayanmıyor; çevrimiçi katılımla oluştu ve anket büyük ölçüde vakfın kendi ağları üzerinden yayıldı. Yanıtlayıcıların dörtte üçü erkek, 18–25 yaş aralığında toplam on kişi var. Bulgular Türkiye genelini temsil etme iddiası taşımıyor.
Rapor bu sınırlılıkları gizlemiyor; ayrı bir bölümde tek tek sayıyor ve ölçümün 2026'da daha geniş, iki topluluğu daha güçlü temsil eden bir örneklemle tekrarlanmasını öneriyor.
Veri açık erişimde
Raporda verilen her sayı, kamuya açık bir veri setinden, kamuya açık bir hesaplama betiğiyle yeniden üretilebilir. Ham veri, kod defteri, kodlama şemaları ve tüm hesaplamaları yeniden üreten betik Zenodo'da yayımlandı.
Rapordan bağımsız verileri incelemek isteyenler için açık kaynaklı veri setimize şuradan ulaşılabilir.
Veri seti: doi.org/10.5281/zenodo.21702509 Bulgular 15 Ağustos'ta paylaşılıyor Vakfımızda düzenleyeceğimiz etkinliğimizde paylaşılıyor
15 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 14:00'te Vicdan Vakfı merkezinde düzenlenecek sunumla kamuoyuyla paylaşılacak. Sunumu Av. Melih Rüştü Çalıkoğlu yapacak; ardından soru-cevap bölümü olacak.
Etkinlik hakkında daha fazla bilgi almak için: https://www.vicdanvakfi.org/events-1/aradaki-mesafe-turkler-ve-kurtler-otekilik-algisi-arastirmasi-2025-rapor-sunumu



Yorumlar