top of page

Cezaevinde Çocuk Gerçeği: Latif Keklik, Eşi ve Oğlunun Yaşadıklarını Anlattı


9 Nisan 2026 akşamı Vicdan Vakfı’nın Twitter Spaces yayınında konuşan Latif Keklik, cezaevinde bulunan eşi Havva Keklik ile 4 yaşındaki oğulları Utku’nun yaşadıklarını anlattı. Yayında paylaşılan anlatımlar, cezaevinde çocuklarla kalan annelerin maruz kaldığı çok boyutlu zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı.


Vicdan Vakfı’nın canlı yayınında açılış konuşmasını yapan Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye cezaevlerinde 0-6 yaş arasında yüzlerce çocuğun anneleriyle birlikte kaldığını, bu durumun hem anneler hem çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Gergerlioğlu, cezaevlerinin çocukların ihtiyaçlarına göre tasarlanmadığını, bu nedenle temel bakım, gelişim ve psikolojik güvenlik alanlarında ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti.


Yayının konuğu Latif Keklik ise, eşi Havva Keklik’in 10 Eylül’de gözaltına alınarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürüldüğünü, bu süreçte küçük çocukları Utku’nun annesinden koparılma ve cezaevi koşulları nedeniyle derin bir sarsıntı yaşadığını anlattı. Keklik’in anlatımına göre, eşinin ilk günlerde hangi koğuşta kalacağı konusunda yeterince bilgilendirilmediği, çocuğuyla birlikte kaldığı süreçte ciddi travmalar yaşandığı ve aile uzun süre bu etkilerle mücadele etmek zorunda kaldı.


Latif Keklik, yayında özellikle ilk günlere ilişkin çok ağır iddialar dile getirdi. Anlatımına göre, eşi ve çocuğu aç bırakıldı, fiziksel şiddete maruz kaldı ve tehdit edildi. Keklik, oğlunun telefonda “Baba karnım aç” sözlerini duyduğu anı hayatının en acı anlarından biri olarak tarif etti. Aynı yayında, eşinin aşağılayıcı ve insanlık dışı muamele gördüğüne dair mektup ve tanıklıklar bulunduğunu da söyledi. Bu anlatımlar, cezaevinde çocukların yalnızca mekânsal olarak değil, duygusal ve psikolojik olarak da ağır bir yük taşıdığını ortaya koydu.


Program boyunca yalnızca ilk günlerde yaşananlar değil, sonrasındaki gündelik hayatın yıpratıcı yönleri de konuşuldu. Latif Keklik; kıyafet, temel ihtiyaç malzemeleri, telefon görüşmeleri, görüş günü uygulamaları ve çocuğun günlük ihtiyaçlarının karşılanmasında birçok güçlük yaşandığını anlattı. Utku’nun cezaevi ortamındaki sert seslerden, bağırışlardan ve bakımsız ortak alanlardan etkilendiğini; babasına kavuşmak isterken yaşadığı korku ve çaresizliğin hafızasında derin izler bıraktığını söyledi.


Yayında öne çıkan en önemli noktalardan biri, annelerin yaşadığı hak ihlallerinin çocuklardan bağımsız düşünülemeyeceğiydi. Ömer Faruk Gergerlioğlu, cezaevinde çocuklarıyla kalan annelerin yaşadıklarının özel olarak ele alınması gerektiğini vurgularken, Latif Keklik de eşinin dışarıyla doğrudan konuşamadığını, bu nedenle onun ve oğlunun sesi olmak için yayına katıldığını ifade etti. Bu yönüyle yayın, yalnızca bir aile hikâyesini değil, daha geniş bir insan hakları sorununu kamuoyunun dikkatine sundu.


Programın sonunda Vicdan Vakfı, benzer mağduriyetlerin görünür olması ve çözüm yollarının güçlenmesi için bu alandaki çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. Latif Keklik de eşinin kendisini ziyaret eden ve sesini duyurmaya çalışanlara selam gönderdiğini, kamuoyunun ilgisinin cezaevindeki aileler için moral kaynağı olduğunu ifade etti. Canlı yayının tamamını dinlemek isteyenler, Vicdan Vakfı YouTube kanalındaki Sessizliği Kırmak Podcasti üzerinden yayına erişebilir:

bottom of page