
HAFTANIN ÖRNEK VİCDAN DAVRANIŞI
- editoryal4
- 26 dakika önce
- 2 dakikada okunur
Uçamayan Bir Kuşu Yeniden Gökyüzüyle Buluşturan Şefkat Dolu Bir Yürek
Vicdan Vakfı gönüllüleri olarak her hafta dünyadan bir vicdan davranışını seçiyor ve görünür kılmaya çalışıyoruz. Bu hafta gönüllülerimizin oylarıyla seçilen davranış, teknolojinin sadece işlerimizi kolaylaştırmak için değil, sessiz bir canlının yarasına merhem olmak için de kullanılabileceğini gösteren sıcacık bir örnek.
Ne Olmuştu?
2025 yılının Eylül ayında Filipinler'de talihsiz bir olay yaşandı. Nitya adındaki küçük bir cennet papağanı, beklenmedik bir kedi saldırısına uğradı. Veterinerlerin müdahalelerine rağmen Nitya'nın omurgasında kalıcı bir hasar oluştu; yürüme, dallara tutunma ve en önemlisi uçma yetisini tamamen kaybetti. Doğası gereği hep yükseklerde ve özgür olan bu canlı, aniden bir kafesin zeminine mahkûm kalmıştı.
Aradan aylar geçti, ancak Nitya'nın sahibi Marc Joseph Colando kuşunun sadece hayatta kalmasını yeterli bulmadı. Onun gökyüzüne duyduğu hasreti dindirmek için bir çözüm üretti. Küçük bir dronun alt kısmına, Nitya'nın etrafı izleyebileceği şeffaf plastik bir kabin yerleştirdi. Rahat nefes alabilmesi için kabine hava delikleri açtı. Tüm ağırlık ve denge denemelerini yaptıktan sonra, Nitya'yı nazikçe bu kabine koyarak yeşilliklerin üzerinde havalandırdı. Uçuş sırasında korkup sinmek yerine etrafı merakla izleyen ve neşeyle öten Nitya’nın görüntüleri, izleyen herkesin içini ısıttı.
Peki, Bu Davranış Neden Seçildi?
Nitya’nın hikâyesinde bizi asıl etkileyen şey, büyük ve gösterişli bir icat yapılmış olması değil. Küçük bir canlının eksilen hayat sevincinin fark edilmesi ve bunun için samimi bir çaba gösterilmesidir.
Aslında sahibi onu besleyip güvenli bir kafeste yaşatmakla yetinebilirdi. Pek çok insan için bu, yeterli bir bakım sayılabilirdi. Fakat Colando, Nitya’nın sadece karnının doymasını ya da hayatta kalmasını değil, bir kuş olarak kaybettiği o doğal hissi de önemsedi. Çünkü onun için mesele yalnızca bir hayvana bakmak değildi; onun neyi kaybettiğini anlamaya çalışmaktı.
Bu yüzden Nitya’nın yeniden gökyüzünü görebilmesi için zaman ayırdı, düşündü, denedi ve elindeki imkânlarla küçük bir çözüm üretti. Üstelik bunu, kendisine hiçbir maddi fayda sağlamayacak, karşılığında teşekkür bile duyamayacağı bir canlı için yaptı.
Bize göre bu davranışı vicdanlı kılan taraf da tam burada ortaya çıkıyor. Merhamet bazen büyük sözlerde değil, kimsenin fark etmeyeceği küçük bir ihtiyacı ciddiye almakta görünür. Nitya için hazırlanan bu küçük drone düzeneği de böyle bir emeğin sonucuydu.
Dileriz ki bu hikâye, hayvanlarla kurduğumuz ilişkinin sadece beslemekten ve korumaktan ibaret olmadığını bize yeniden hatırlatır. Umarız çevremizdeki canlıların ihtiyaçlarını daha dikkatli görür, elimizden gelen küçük iyilikleri ertelemeden yapabiliriz.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...


Yorumlar