top of page

Vicdan Vakfı İnsan Hakları Okulu’nda Demokrasi ve Meşruiyet Tartışıldı



Vicdan Vakfı İnsan Hakları Okulu’nun 4 Şubat 2026 tarihli dersinde Hüseyin Sarıgül, “Demokrasi ve Meşruiyet: Siyasal İktidarın Temelleri” başlıklı bir sunum yaptı. Mazlumder ve Hak İnisiyatifi’nde uzun yıllardır insan hakları alanında çalışan Sarıgül, siyasal iktidarın meşruiyetini “yalnızca var olmak değil; ahlaken, hukuken ve toplumsal vicdan nezdinde kabul edilebilir olmak” şeklinde tanımladı.


Sarıgül, meşruiyeti üç başlıkta ele aldı: ahlaki meşruiyet (adalet, vicdan, insan onuru), hukuki meşruiyet (hukuk devleti ve kurallar) ve toplumsal meşruiyet (toplumsal rıza, katılım ve temsil). “Güç meşruiyet üretmez, meşruiyet gücü sınırlandırır.” diyerek “gücüm var, yaparım” anlayışının demokrasi ve insan haklarıyla bağdaşmadığını vurguladı.


Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret görmenin yanlış olduğunu belirten Sarıgül, seçimin gerekli ama tek başına yeterli olmadığını, azınlık hakları, özgürlükler, hukuk devleti, örgütlü sivil toplum, bağımsız medya ve erkler ayrılığıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Gücün yerel yönetimler ve farklı kurumlar arasında paylaşılmasının otoriterleşmeyi engellediğini söyledi.


Sarıgül, Türkiye’nin demokrasi karnesinin özellikle hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, medya özgürlüğü ve siyasal çoğulculuk alanlarında zayıf olduğunu hatırlatarak, demokrasinin bir “keyfî tercih” değil, insan onuru, siyasal istikrar ve toplumsal refah açısından zorunluluk olduğunu vurguladı. Dersi şu soruyla tamamladı:

“Gücü mü meşru kılacağız, yoksa meşruiyetle gücü mü sınırlandıracağız?”

Yorumlar


bottom of page