top of page

Vicdan Vakfı İnsan Hakları Okulu’nda Göçmen, Sığınmacı ve Mülteci Hakları Dersi


15 Ocak 2025, Perşembe günkü derste Prof. Dr. Murat Erdoğan, insan hareketliliğini tarihin başlangıcından bugüne uzanan bir süreç olarak ele alarak göç olgusunu geniş bir çerçevede anlattı. Göçün, hem bireysel hem toplumsal düzeyde çoğu zaman bir kalkınma ve yeni hayat kurma aracı olduğunu, hepimizin aile hikâyelerine baktığımızda bile kuşaklar boyunca yer değiştirme deneyimleriyle karşılaştığımızı vurguladı. Bu çerçevede, daha iyi bir yaşam için yapılan ekonomik/isteğe bağlı göçler ile yaşam hakkı, özgürlük, onur ve güvenlik tehdit edildiğinde ortaya çıkan zorunlu göç arasındaki farkı, “vicdan” kavramıyla ilişkilendirerek açıkladı.


Devamında modern ulus-devlet yapısında her bireyin kendi devletinin koruması altında olması gerektiğini, ancak devlet çöktüğünde ya da bizzat devletin kişi üzerinde baskı kurduğu durumlarda, bireyin başka bir devletten koruma isteme hakkının doğduğunu anlattı. 1951 Cenevre Sözleşmesi ve 1967 Protokolü çerçevesinde mültecilik hukukunun gelişimine değinen Erdoğan, mülteci, sığınmacı ve düzensiz göçmen kavramlarını sade bir dille ayırarak tanımladı; Türkiye’nin coğrafi çekincesinin, yalnızca Avrupa’dan gelenlere mülteci statüsü tanıması nedeniyle yarattığı çelişkileri ve bunun insan hakları boyutunu tartıştı.


Türkiye’nin hem tarihsel olarak (mübadeleler, Bulgaristan ve Orta Asya’dan gelenler, iç göçler, köy boşaltmaları) hem de güncel olarak (Suriyeliler başta olmak üzere kitlesel hareketlilikler) çok katmanlı bir göç tecrübesine sahip olduğunu belirten Erdoğan, bu büyüklükteki akınların her ülkede toplumsal tedirginlik yaratmasının anlaşılır olduğunu söyledi. Ancak bu sürecin kötü yönetilmesinin, bir yandan yeni milliyetçilik türlerini ve çatışma risklerini, diğer yandan da toplumun “iyilik hâlinin” ve vicdani duyarlılığının aşınmasını beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu. Ders boyunca, hem ev sahibi toplumun kaygılarını ciddiye alan hem de zorunlu göç eden insanların temel haklarını koruyan, adil, gerçekçi ve vicdan temelli bir göç politikasının öneminin altını çizdi.

Yorumlar


bottom of page